2009 yılı 500 Büyük Kuruluş

December 8th, 2010

2009 yılı 500 Büyük Kuruluş Sıra No 2008 yılı 500 Büyük Kuruluş Sıra No Kuruluşlar Bağlı Bulunduğu Oda / Kamu Üretimden Satışlar Net (TL)
1 1 TÜPRAŞ-Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. Kocaeli 15.495.595.133
2 2 EÜAŞ Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü Kamu 6.527.417.392
3 5 Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. İstanbul 5.473.800.040
4 7 Arçelik A.Ş. İstanbul 4.842.707.558
5 6 TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. İstanbul 4.474.987.711 Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

KAPAK YAZISI YAZMAK İÇİN İPUÇLARI

December 8th, 2010

• Kapak yazısı bir anlamda pazarlama yazısıdır.
• Kapak yazınızı pozisyonun gerekliliklerine ve işverenin ihtiyaçlarına göre hazırlayın.
• Neden pozisyona ilgi duyduğunuzu, motivasyonunuzu ve güçlü yanlarınızı belirtin.
• Pozisyonun sizin için ne kadar önemli olduğunu değil, işyerine getireceğiniz katma değeri anlatın.
• Kapak yazınız kısa ve öz olmalıdır; bir sayfayı geçmemelidir. Hiçbir işveren hayat hikayenizi okumak istemez.
• Tek ve standart bir kapak yazısı yazmak yerine kapak yazınızı başvurduğunuz pozisyona ve şirkete göre kişiselleştirin.
• Kariyer hedeflerinizi ve amacınızı açıkça belirtin.
• Özgeçmişinizi tekrarlamayın.
• Kapak yazınızda becerilerinizi ve başarılarınızı anlatın.
• "Ben" ile başlayan çok fazla cümle kullanmayın ve aktif tanımlamalar yapın.
• Çelişkili cümleler kullanmayın.
• Kapak yazınızda kısa paragraflar kullanın ve kolay okunabilir olmasına özen gösterin.

Örnek Önyazı

December 8th, 2010

TÜRKÇE

Sayın Cemal Servet
Genel Müdür
Seşkin Elektronik
Kamp Plaza Kat: 17/C
No:11 Bursa
5 Ekim 2011

Sayın Cemal Servet:
10 Eylül tarihli “Gündem” gazetesinde yer alan “ Müşteri İlişkileri Direktörü” ilanınız ilgimi çekti. Söz konusu pozisyonun benim deneyim, bilgi ve becerilerime oldukça uygun olduğunu düşünüyorum. Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

1. CV NEDİR?

December 8th, 2010

CV profesyonel iş yaşamında, part-time, full-time ve dönemsel iş ve staj başvurularında kullanacağınız ve sizi mülakata kadar götürebilecek özgeçmiş bilgilerinizi içeren bir belgedir.

* ‘Bizim için neler yapabilir?’
* ‘Bilgi ve yetenekleri nelerdir?’
* ‘Kişisel özellikleri, değerleri nelerdir?’
* ‘Özellikleri işin gerektirdiği özellikler mi?’ Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Türkiye’nin İlk 400-500 Firmasına başvurun

December 8th, 2010

Sıra Firma ve Müesseseler Üretimden Satışlar (Net) [1.000.000 TL.]
401 KÜMAŞ KÜTAHYA MANYEZİT İŞLETMELERİ A.Ş. 64,814,562
402 HAS ÇELİK VE HALAT SAN.TİC.A.Ş 64,718,638
403 OZANTEKS TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş. 64,264,438 Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Türkiye’nin İlk 300-400 Firmasına başvurun

December 8th, 2010

301 —- 0
302 YEŞİLYURT DEMİR ÇEKME SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 85,696,388
303 KOMBASSAN KONYA MATBAA BASIM AMBALAJ İMALAT SAN. TİC. A.Ş. 84,755,248
304 NEXANS İLETİŞİM ENDÜSTRİ VE TİC. A.Ş. 84,536,403
305 MATAY OTOMOTİV YAN SAN. VE TİC. A.Ş. 84,245,212 Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Türkiye’nin İlk 200-300 Firmasına başvurun

December 8th, 2010

Sıra Firma ve Müesseseler Üretimden Satışlar (Net) [1.000.000 TL.]
201 CMS JANT VE MAKİNA SANAYİİ A.Ş. 123,169,614
202 DEVA HOLDİNG A.Ş. 122,539,638
203 GAP GÜNEYDOĞU TEKSTİL SAN. VE TİC A.Ş. 121,842,385
204 AKTEKS AKRİLİK İPLİK SANAYİ VE TİC. A.Ş. 119,703,852 Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Türkiye’nin İlk 100-200 Firmasına başvurun

December 8th, 2010

Sıra Firma ve Müesseseler Üretimden Satışlar (Net) [1.000.000 TL.]
101 YÜCEL BORU VE PROFİL ENDÜSTRİSİ A.Ş. 227,944,230
102 BAYER TÜRK KİMYA SAN. LTD. ŞTİ. 223,586,057
103 ECZACIBAŞI YAPI GEREÇLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. 222,867,310
104 ROCHE MÜSTAHZARLARI SAN. A.Ş. 221,155,651 Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Türkiye’nin İlk 1-100 Firmasına başvurun

December 8th, 2010

Sıra Firma ve Müesseseler Üretimden Satışlar (Net) [1.000.000 TL.]
1 TÜPRAŞ-TÜRKİYE PETROL RAFİNERİLERİ A.Ş. 8,215,208,423
2 FORD OTOMOTİV SANAYİ A.Ş. 2,425,400,623
3 EÜAŞ ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2,166,932,961
4 OYAK-RENAULT OTOMOBİL FABRİKALARI A.Ş. 2,051,932,583 Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

İşe Başladınız, Ne Yapacaksınız?

February 23rd, 2007

Kuruluşa yeni katılan arkadaşların hızla kuruluşa entegre olmalarını sağlamak amacıyla , İşe Uyum Programı (Oryantasyon Programı) düzenlenir. Bu program dahilinde, Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Doğru kariyeri seçmek için…

October 10th, 2006

Hangi kariyerin sizin için uygun olduğunu bilmiyor musunuz? Üniversite öğrencisi veya kariyerinde önemli bir değişiklik yaşayan bir profesyonel olabilirsiniz; karar vermek her iki durumda da zor. Seçim yapabilmek için kendinizi ve iş hayatını tanımalı, size uygun işi nasıl bulacağınızı bilmelisiniz.

Vereceğiniz karar tüm yaşamınızı etkileyecek. Kariyeriniz, gelirinizi, toplumdaki yerinizi, başarınızı, arkadaş çevrenizi, hatta eş seçiminizi bile belirlemede büyük rol oynayacak. Kimliğiniz ve benliğiniz buna göre belirlenecek. Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Kararsız kalmayın, harekete geçin!

October 10th, 2006

Bir gün felsefe çok ilginizi çekiyor. Ertesi gün ise gazeteci olmak çok cazip geliyor. Birkaç gün sonra finans alanına yoğunlaşmak istiyor, bir hafta sonra ise arkeolojiye olan düşkünlüğünüzü hatırlıyorsunuz. Bu böyle sürüp giderken, zaman geçtikçe değişen tek şey, birkaç tane daha ilgi alanınızın bu kısır döngüye eklenmesi oluyor. Kısacası her şeyi çok seviyorsunuz ve size çekici geliyor ama sıra birini seçmeye geldiğinde tıkanıp kalıyorsunuz. Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Kariyer Planlamada Başarılı Performansın Etkisi Nedir?

October 10th, 2006

Topluluk genelinde uygulanan performans yönetim sisteminin amacı, şirkette mükemmel performansı yakalamak ve çalışanların performanslarını ortak ilkeler çerçevesinde objektif bir şekilde değerlendirerek yönetmektir.

Yıl başında Yönetici ve Çalışan arasında gerçekleştirilen Hedef Belirleme Görüşmesi ile şirket hedefleri ile entegre bir şekilde yıl içerisinde çalışanın kendisinden beklenen hedefler belirlenir. Bu hedeflere ait gerçekleşmeler yıl içerisinde aylık/üç aylık/altı aylık dönemlerde izlenir ve düzeltici önlemler alınır. Yıl sonunda, çalışanın yılbaşında belirlenmiş olan hedeflerine ne ölçüde ulaştığı belirlenir. Aynı zamanda çalışan Koç Topluluğu Yetkinlikleri doğrultusunda yöneticisi, eşdüzeyleri ve varsa astları tarafından değerlendirilir. Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Kişisel Gelişim Eğitimleri

October 10th, 2006

Şirketlerin belirlemiş oldukları yetkinlikleri çalışanlarına kazandırmak ve bu yetkinliklerini iş performanslarına yansıtmalarını sağlamak amacıyla sağladıkları eğitim faaliyetleri konularına göre çeşitlilik göstermektedir. “Kişisel Gelişim Programları”, diğer bir deyişle “soft-skill” olarak adlandırılan bu eğitimler, ağırlıklı olarak temel yetkinlikleri konu almaktadır. Ürün/hizmet kalitesi, çalışanların firmaya bağlılığı ve müşterilerin memnuniyeti gibi kurumsal performans göstergelerinde verimliliğin artırılması, kişilerin kendilerini tanıyarak hedeflerini belirlemelerini sağlamak, ilgili konularda farkındalıklarını artırmak, becerilerini geliştirmek ve istenen davranışları sergiler hale gelmeleri hedeflenmektedir. Bu yazýnýn devamýný okuyunuz »

Yeniliklere Açık Olun …

October 10th, 2006

Sınırsız bir merak duygusu, riske girmeyi göze alabilmek, tuhaf ya da mantıklı önceden var olmayan fikirlerin üretilmesi, ortaya yeni bir şey koyma isteği, diğer insanların göremediklerini görerek gün ışığına çıkarmak… En önemlisi de odaklanma… Kişisel veya kurumsal hedefler belirleme ve disiplinli bir çalışmayla bu fikirlerin sonuca dönüştürülmesi… Bütün bunlar iş dünyasında yaratıcılığın temellerini oluşturuyorlar. Bunları yaparken de kişilerin, önlerine çıkan engelleri, kalıplaşmış düşünceleri, insanların haklarında neler düşünebileceğini göz ardı etmeleri gerekiyor. Çünkü gelişen ve küreselleşen dünyada bir yerlere gelebilmek için farklı olmak, farklı olmak için de yaratıcılık şart.

“Gülünç olma!”, “Saçma şeyler söyleme!” şeklindeki “Sakın, …..ma!” formatındaki cümleler, başta örgüt liderleri ve üst düzey çalışanlar olmak üzere hiç kimsenin kendisini sınırlamasına izin vermemelidir. Çünkü yaratıcılık yeri geldiğinde saçma düşünmek, gülünç sorular sormaktır. Bu şekilde kişiler hayal kurar ve hayaller de ilerideki gerçeğin temellerini oluşturur.

“İnsanın zihnini başarı kadar bulandıran, başarısızlık kadar da berraklaştıran hiçbir şey yoktur.”

İngiliz devlet adamı Paul Craig Roberts’ın bu cümlesi, hata yapacağını düşünmek, hata yapmaktan daha yanlış ve insanı sınırlayan bir olgu olmadığını açıkça belirtmektedir. Yaratıcılık finansal olmasa da yanlış bir sonuca varmak, hata yapmak gibi riskleri içerir ki bu da yaratıcılığın mayasındandır. Çünkü doğru yol ancak hata yapılarak bulunur.
Günümüzde “Yaratıcılık doğuştan gelen bir yetenektir, sonradan geliştirilmesi mümkün değildir” gibi bir olgunun geçerliliği kalmamıştır. Birkaç basit adımla insanın içindeki yaratıcı yeteneği gün ışığına çıkarması, onu geliştirmesi mümkündür.

Ama öncelikle insanın kendisinde sorun çözücü, değişiklik yaratıcı bir yeteneğin olduğuna inanması gerekir. “Ben yaratıcı değilim, bu işi de başaramayacağım” şeklindeki kötümser düşünceler yaratıcılığın en büyük düşmanıdır. Yaratıcılığı geliştiren şey ise yüksek standartlar ve büyük umutlardır.

Yaratıcılık için…

İlk olarak bir çalışma takvimi oluşturulmalıdır. Yaratıcılığın en büyük düşmanlarından biri olan zaman kaybını ortadan kaldırmak için bir takvim oluşturarak zamanımızı planlamamız ve kaybı en aza indirmemiz gerekiyor. Peki bu bize ne kazandıracak? Zaman planlamasıyla, ne zaman, hangi işle ilgilenmemiz gerektiğini bileceğiz ve “ne yapsam”larla uğraşmak yerine o iş üzerine yoğunlaşabileceğiz.

İşte konsantre olma yeteneği de bu sayede kazanılıyor. Çünkü konsantre olmak demek, gerekli zaman aralığında, gerekli işe dikkatin direkt olarak yoğunlaştırılması demek. Bu, üzerinde çalışılan işle daha verimli bir şekilde ilgilenilmesini sağlıyor.

Yapılması gerekenlerden bir diğeri de bilgi haznesini geliştirmek… Konuşmaktan çok dinleyerek, bol bol okuyarak, farklı fikirlerdeki insanların görüşlerini alarak, tartışmalara katılarak bilgiler arttırılablilir. Tabi, gereksiz, bize boş yere zihin hamallığı yaptıracak bilgileri ayıklayarak. Bilgilenmeliyiz ki yaratıcı olalım. Eğer her konuya sınırlı bir bilgi birikimiyle yaklaşılırsa, at gözlükleriyle bakılırsa bir adım bile ilerlenemeyeceği gibi monotonluktan da kurtulunamaz.

Bunlarla bağlantılı olarak da değişik düşüncelere açık olunmalı. Kişi, kimsenin düşüncesinin tam anlamıyla doğru ve mükemmel olmadığının bilincinde olup, kendisine bu düşüncelerden bir harman yapmalıdır. Bu sayede her tür probleme, duruma karşı esneklik kazanılır, yaratıcı düşünceler ortaya konulur.

Kalıpların dışına çıkılmasının bir sonucu olarak, kimsenin düşünmediği, bilinmeyen şeylere karşı da hevesli olunmalıdır. Örnek olarak da, sınırsız bir merakla bilmeden de olsa Amerika’yı keşfeden Christopher Columbus’u veya Columbus’un düşündüğü yolculuğu gerçekleştirip batıya gidip Asya’ya ulaşarak dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlayan Magellan’ı gösterebiliriz. Bu kişiler, o zamanlarda yeniliğe karşı olan bütün tepkileri bir tarafa bırakmışlar ve amaçlarına ulaşmışlardır.

Bir Süreç Olarak Yaratıcılık

Yeni Zelanda’daki University of Auckland’de yenilikçilik ve girişimcilik üzerine uzmanlaşmış bir öğretim üyesi ve yaratıcılıkla ilgili iki kitabı olan Ian Hunter’a göre yaratıcılık 4 aşamadan oluşuyor.

* Düşüncenin filizlenmesi
* Merak duygusu
* Düşüncenin mayalanmaya bırakılması
* “Buldum!” anı

Bunları biraz daha açmak gerekirse…

İlk aşamada kişi, dış dünyadan, çevreden ya da insanın kendi içinden, iç dünyasından bir düşünce üretiyor ve neden bunu kimsenin yapmadığına dair bir tepki doğuyor.

İkinci aşamada ise kişi, bu düşünceyi geliştirebilmek için merak duyuyor. Bu aşamada biraz öncede belirttiğimiz gibi değişik fikirlere sahip olabilecek insanlarla yeni fikir toplantıları, beyin fırtınaları yapılabilir. Bu beyin fırtınalarında önemli olan, belirli bir konu üzerinde olması ve bu seansların belirli aralıklarla düzenlenmesi. Ayrıca hiçbir kural olmamalı, fikirler sınırlanmamalı ve herkes dilediğini özgürce söyleyebilmeli.

Üçüncü aşamada ise düşünce bir kenara bırakılıyor. Tabi yeni düşüncelere ve fikirlere de her zaman açık olunarak… Edward de Bono’nun “Six Thinking Hats” yaklaşımı düşüncenin artı, eksi yönleri ve nereye varması gerektiğine dair fikirler üretmek konusunda yaratıcı beyinlere rehberlik ediyor.

Six Thinking Hats:
Olaylara, çok değişik bakış açılarından bakmayı sağlayan çok kuvvetli ve önemli bir metottur. İnsanları alıştıkları düşünce tarzından uzaklaştırmaya ve bir olayın farlı bir yönünü görmeye zorlar. Birçok başarılı insan olaylara pozitif ve rasyonel yönden bakarlar. Bu da onların başarılarının sırrıdır. Sık sık duygusal, sezgisel, yaratıcı, negatif açılardan da problemlere yaklaşırlar. Bu da onların, planların değerlerini küçümsedikleri, yaratıcı sıçrayışlar yaptıkları ve olmayan olaylarla ilgilenmedikleri anlamına gelmektedir.“Altı Şapkalı Düşünme Tekniği” toplantılarda ya da kişisel olaylarda kullanılabilir. Toplantılarda, aynı problemi tartışan, değişik görüşlerdeki insanların birbirlerini engelleme durumunu önlemede fayda sağlar.

Beyaz Şapka: Bu düşünce şapkasıyla, kullanılabilir verinin üzerine yoğunlaşılır. Elde olan bilgilere, ve onlardan neler öğrenileceğine bakılır. Bilgi dağarcığındaki boşluklara bakılır, doldurulmaya çalışılır.Bu geçmişte olanların analiz edildiği, ve tarihsel gelişmelerin günümüzde kullanılmak üzere değerlendirildiği bölümdür.

Kırmızı Şapka: Kırmızı şapka takıldığında, problemlere sezgiler, duygular ve reaksionlar kullanılarak yaklaşılır. Ek olarak da diğer insanların nasıl reaksiyon göstereceği tahmin edilmeye çalışılır. Kişisel gerekçelerinizi iyi bilmeyen insanların tepkileri anlaşılmaya çalışılır.

Siyah Şapka: Siyah şapkayla kararların bütün olumsuz noktalarına bakılır. Bu noktalara yaklaşılırken dikkatli ve savunmacı olunur. Neden işlemediği araştırılır. Bu çok önemlidir, çünkü planın güçsüz noktalarını görmemizi sağlar. Bunlara karşı eleyici, değiştirici ve düzeltici sonuçlar geliştirmemize yardımcı olur. Siyah şapkayla planlarımızı daha esnek yaparız, riskleri görürüz. Olumsuz koşullara hazırlıksız yakalanmamamızı sağlar.

Sarı Şapka: İnsanların pozitif, olumlu düşünmelerini sağlar. Bu optimistik bakış açısı, kararlardaki faydaları ve barındırdıkları değeri görmemizi sağlar. Her şey sıkıcı ve farklı devam ederken, sarı şapka, yolumuza devam etmemize yardımcı olur.

Yeşil Şapka: Yeşil şapka yaratıcılık demektir. Bu aşamada problemlere yaratıcı çözümler geliştirilir. Fikirlerin küçük kritikler yapılarak serbest bir şekilde tasarlandığı bölümdür.

Mavi Şapka: Süreç kontrolünü sağlar. Toplantı yöneticileri genellikle bu şapkayı takarlar. Gerekli oldukça da diğer şapkaları takanlara danışırlar.

Son aşama ise “buldum!” anıdır. Artık yeni fikirlerin, insanlar üzerinde yaratacağı etkiden bu duyulan korku ortadan kalkmış, gelişim aşamasındaki fikir olgunlaşmıştır. Sıra uygulamaya gelmiştir.

Bunlar haricinde grup aktivitelerine aktif katılımla yaratıcı düşünce yeteneği geliştirilebilir. Scrabble, satranç, tavla gibi oyunlar analitik düşünce yeteneğini geliştirirken beyin jimnastiği de yapmamızı sağlar. Bu aktivitelerle çok yönlü düşünülür, starteji geliştirilir ve sağlıklı analiz yapabilir.

Ya da kafamızı dağıtmak istediğimiz bir anda zor bir puzzle’a bir iki parça koymaya çalışarak, bulmaca çözerek hem dinlenmiş oluruz, hem de vaktimizi verimli bir şekilde geçirebiliriz.

Kurumsal Yaratıcılık

Kurumların yaratıcılığı, çalışanlarının – özelliklede üst düzey yöneticilerin – kattıklarıyla, yaratıcılıklarıyla ölçülür. Modern ve gelişmiş topluma ilişkin bir düşünce tarzı da; modern toplumun bilgi toplumu olmaktan çok hayal toplumu olduğu ve çok iyi, yenilikçi fikirlerden etkilendiğidir. Bu durumda da yaratıcı – yeni fikirlere esin kaynağı olan ve bunları gün ışığına çıkaran – liderlik önem kazanmaktadır.
Günümüzde belli yerlere gelmiş, dünya çapında bilinirlik kazanmış, zirveye oturmuş kuruluşların sahiplerinin yeni fikirlerin gücüne inanan kişiler olduğunu görüyoruz.

Unutulmamalıdır ki rekabetçi ve küresel pazarında ayakta kalmanın en önemli özelliklerinden ikisi bazı şeyleri daha iyi yapmak veya yeni bir şeyler ortaya koymaktır.

Yaratıcı bir örgüt ortaya koyabilmek için bazı yetiler gerekmektedir. Bunlar arasında organik, esnek, hoşgörü ve güvene dayalı bir yapıya, farklı ve aralarında açık bir iletişim kanalı olan bireylere sahip olmak; çevredeki değişimlere ayak uydurabilmek; öneri sistemi oluşturmak, çalışanların seçim ve terfilerini yetenek ve bilgilerine göre yapmak yer almaktadır.

Yaratıcılık bir anlamda da müşterilere sunulan hizmetlerin değerini arttırarak müşteri memnuniyetinin sağlanmasıdır. Çünkü günümüzde sadece yaratıcı ve müşteri odaklı strateji geliştiren firmalar ayakta kalacaktır.

Çevreyi keşfederek organizasyonları geliştirmek yaratıcı bir liderin ana görevi olmalıdır. Bunun yolu da etrafa bakmayı, gözlemlemeyi iyi öğrenmekten ve sınırların dışında düşünmekten geçmektedir. Xerox’un Palo Alto Research Center direktörü John Sealy Brown da geleceğe doğru ilerlemenin yolunun sadece ileriye bakmak değil, etrafa bakmak olduğunu söylemesi bu düşünceyi destekler niteliktedir.
Kurumsal yaratıcılığın bir diğer noktası da –belki de en önemlisi- asla yılmamak gerektiğidir.

Çünkü yeni fikirleri bulmak, onları uygulamaya koymak için bir çok maceradan geçilir. Bunlar bazen başarıyla, bazen de hüsranla sonuçlanır. İşte asıl önemli olan da hüsranla sonuçlananlarda hatanın nerede olduğunu bulabilmek, çözümleyebilmek, hiç yılmadan yepyeni bir maceraya atılabilmektir. Bugün hepimizin bildiği büyük firmalar asla yılmadıkları için, sürekli deneyip yaratıcı fikirler geliştirdikleri için bu konumlara gelmişlerdir. Unutulmamalıdır ki “Prensi bulmak için çok sayıda kurbağa öpmek zorunda kalınır.”

Çalışanlar Yaratıcılığa Nasıl Özendirilebilir?

Bu konuda liderlere önemli görevler düşer. Çünkü çalışanlarını yaratıcılığa teşvik eden bir lider, astlarının aldığı riskleri de üstlenebilir, karşısındakini iyi ve dikkatli dinler. Sorgulamanın olduğu, fikirlerin özgürce ifade edildiği ortamlar yaratır, yeni fikirleri ödüllendirmeye dayalı sistemler geliştirir. Bunun dışında çalışanlar da, liderleriyle açık bir şekilde iletişim kurabileceklerini, kendi fikirlerinin de değerlendirildiğini, inisiyatif kullanıp yeni şeyler ortaya koyabileceklerini bilmeli, yaratıcı düşünme seanslarına dönüştürülen toplantılara katılabilmelidirler.